|
|
Futbol Psikolojisi....Futbol Psikoloji
Kılavuzu..
Spor da Zihinsel Antrenörlük... Rehber Antrenörlük
Ersin Afacan
26
Mart 2007
Ersun
Yanal ve Kurtuluş Günü
18 Mart 2007 günü, Ersun Yanal ve ekibinin Vestel
Manisaspor'dan ayrılması nedeniyle önemli bir tarihtir.
Çünkü Ersun Yanal ve ekibi yaptığı yanlışlar
nedeniyle kulübü uçuruma sürüklüyordu.
Bu yanlışlardan bazıları şunlardı :
1. Defansı hiçe sayarak sürekli ofansif oynatma arzusu.
2. Cafer ve Hakan Şükür örneklerinde olduğu gibi tecrübeli ve
kendisini ifade edebilen oyuncularla iletişim zorluğu çekilmesi
ve Zelenka ile Johanna'nın kadro dışı bırakılması.
3. Ersun Yanal'ın tecrübesiz ve yaşı küçük oyunculara
yönelmesi. Halbuki araştırın başarılı olmuş ve hedefe ulaşmış
takımların yaş ortalaması 26, 27 veya 28'dir.
Dolayısıyla sporcu merkezli düşündüğümüzde V.Manisaspor'un şu
durumunda son eleştirilecek kişiler futbolcularımızdır.
Sanki yönetimin ve Ersun Yanal ile yardımcılarının hiç hatası
yokmuş gibi varsa yoksa futbolcular eleştirildi.
Hatta bir maç sonrası Holosko çıkıp "yenilginin suçlusu
benim" dedi.
Oysa ya futbolcuyu suçlamayacaksınız ya da özeleştirinizi basın
önünde yapacaksınız.
İtalya gibi dünya markası bir ülkede yetişmiş ve dünya çapında
elit bir sporculuk kariyeri geçirmiş G.Antep'in hocası Zenga,
bir defasında, "son üç maçı kaybettik, takım olarak
elde edilen sonuçlarda bütün sorumluluk bana aittir" dedi.
Siz hiç Ersun Yanal'dan veya yönetimden böyle bir demeç duydunuz
mu? Yenilgilerde sorumluluk almadılar ama başarılardan pay aldılar
veya bizler verdik.
Acaba Ersun Yanal "otoriter lider" tavrı mı sergiliyor?
Halbuki lider, sporcularını korumalı.
Çünkü liderliğin en kırılgan ama en temel vasfı güvendir.
Güven bir kez sarsıldığında zor onarılır ki Ersun Yanal ve ekibi
bu konuda zayıf görünüyor.
Öte yandan, maalesef, Türkiye'de her spor branşında kulüp yöneticileri
ve teknik direktörler ile antrenörlerin çoğu, kendilerini "kral"
gibi görme güdüsüne sahip.
Sporcuları için "Ben bu insanlara iş veriyorum, ekmek veriyorum"
düşüncesi yerine "Sermaye benden, emek de onlardan. Birlikte
takım olarak çalışıp ligde ayakta duracağız" düşüncesi
henüz yerleşmedi.
Yine her şeyi bildiklerini düşündükleri ve zor zamanlarda da
sadece arkadaşlarına veya yakınlarına sığındıkları için bir
kozanın içinde yaşam sürüyorlar ve faturayı da sporcularına
çıkarıyor bazı antrenörler.
Ayrıca Türkiye'de sadece Ersun Hoca takımını çok iyi
çalıştırmıyor!
Pek çok iyi hoca var. Tamam, kendisi kaliteli bir çalıştırıcı
fakat abartılıyor. Bazen de kendisini bilim adamı yerine koyuyor.
Teknik direktör olduğunu unutuyor.
Sadece istatistiksel veriler kullan, futbolcuların verilerini
bilgisayara gir ve üstün olan taraf maçı kazansın!
Olacak şey mi? Olmadığı da ortaya çıktı. Ersun Yanal sadece
verilere daha çok bağlı kalıp mesleğini biraz süslüyor ve bazen
de abartıyor.
Bütün bunların yanında, sezon başında takıma psikolog getirildi.
Bu kavrama karşı çıkmıştım ki psikolog olmasına rağmen takımın
özellikle son maçlarda sahadaki mental durumu ortada.
Futbolcularımız normal insan. Onlara teknik, taktik, kondisyon
antrenmanları yanında mental antrenman yaptıracak bir
mentor yani ( zihinsel oyun antrenörü ) gerekiyor.
Maalesef Türk Sporu'nda
'Bizim adamımız' zihniyeti var.
Bu zihniyet sporumuza zarar veriyor. Çünkü hiçbir kulüp ve teknik
adam tamamen kendi insanlarıyla gemiyi yürütecek
lükse ve zenginliğe sahip değildir.
Buna Vestel .Manisaspor ve Ersun Yanal da dahil.
Ama ligin başında işler çok iyi iken kalkıp da "Artık padişahların
ve imparatorların devri kapandı" diyerek Fatih Terim ile
Mustafa Denizli'ye atıfta bulunacak kadar iddialı cümleler kullanan
Ersun Yanal, Vestel Manisaspor'da 16 maçta 1 galibiyet alan
takımın hocası olarak kırılması zor bir rekora (!) imza attı.
Ersun Yanal, 4 büyük takımda sadece iyi bir teknik yardımcı
olabilir.
Bu zihniyeti devam ettirirse asla oralarda Teknik Direktör olamaz.
Netice itibariyle Ersun Yanal ve ekibinin gidişi kayıp
değil kazançtır.
Çünkü Giray Bulak ve ekibinin gidenlerden altta kalan bir
yanı yok.
Bir de Ersun Yanal gittikten sonra yazılı veya sözlü olarak
arkasından karalayan bazı insanlar neden o Manisa'da iken aynı
ifadeleri kullanmadılar?
Çok merak ediyorum doğrusu...
»
Ersin Hoca'dan Anasayfa
|
|
|
|